Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
BICAK PARASI İSTEYEN DOKTOR TUTUKLANDI
BICAK PARASI İSTEYEN DOKTOR TUTUKLANDI
Sarıgül; Siyasi partiler bizi örnek alacak
CHP’Lİ BÜLBÜL: FAŞİZME KARŞI DİRENECEĞİZ
AFAD BAŞKANLIĞINA ATAMA YAPILDI


Aydın Haber Merkezi - Andımızın kaldırılabilmesi için Türkiye’nin savaşta yenilmesi gerekiyor.
Andımızın kaldırılabilmesi için Türkiye’nin savaşta yenilmesi gerekiyor.  BU YAZININ EKLENME TARİHİ 17-03-2021 / 21:09 | BU YAZI TOPLAM 1472 KEZ OKUNDU.
   
TÜRKİYE İÇİN ELELE
adilbaris09@yandex.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ANDIMIZIN KALDIRILABİLMESİ İÇİN TÜRKİYE’NİN SAVAŞTA YENİLMESİ GEREKİYOR.

Prof. Dr. Kemal Üçüncü kimsenin dile getiremediği noktayı yazdı

Prof.Dr. Kemal Üçüncü, Oda TV’de kaleme aldığı yazısında Danıştay’ın Andımız kararını değerlendirdi. Üçüncü, bu kararın alınabilmesi için Türk milletinin savaş meydanında yenilmesi gerektiğini belirterek, "Hangi savaşta yenildik bilmiyoruz? Bu mütareke nizamının arkasında hangi güç duracak? Onu Türk milletine kim adına uygulayacak merak ediyoruz. " dedi

Prof. Dr. Kemal Üçüncü ODA TV’de dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Danıştay’ın Andımız kararını değerlendiren Üçüncü, "MEB, Danıştay bu kararı alabilmesi için Türk milletinin savaş meydanında yenilmesi gerekir." dedi.

Üçüncü, "Hangi savaşta yenildik bilmiyoruz? Bu mütareke nizamının arkasında hangi güç duracak onu Türk milletine kim adına uygulayacak merak ediyoruz." derken, şu ifadeleri kullandı; "Silivri sürecinin bir benzerini yaşıyoruz. Tarikat, cemaat enternasyonalizmi, Siyasal İslam öteden beri Türk kimliğine ’bizce malum olan’ sebeplerden dolayı karşıdır. Erol Güngör bunu çok önceden tespit etti:

’Bu manada İslamcılık şimdiye kadar hep hâkim milliyete karşı hoşnutsuzluğunu doğrudan doğruya belirtemeyen etnik azınlıkların ideolojisi olmuştur. Bunların maksadı İslam ülkeleri arasında birlik sağlamaktan ziyade kendi yaşadıkları ülkedeki milliyetçi politikayı nötralize etmektir. Bu azınlıklar ayrılıkçı bir politika takip edecek kadar kalabalık ve güçlü olduklarını hissettikleri an kendi istikametlerinde bir milliyetçilik hareketi açmaktan hiç geri kalmazlar; böyle bir güce erişemedikleri müddetçe İslam davasının şampiyonu olarak görünürler.’

Bunların üstadı da ’Türküm doğruyum’ dersen başkası da ’Kürdüm ben senden daha doğruyum’ diye hikmet incileri saçardı. Sanki ’Türküm doğruyum demek ötekini inkar etmek demek.’ Aynı adamlar İngiliz ve Amerikan pasaportu alırken Kraliçeye ve Amerikan bayrağına yemin etmekte hiçbir beis görmezler."

 Kemal Üçüncü’nün yazısı şu şekilde;

Milli Eğitim Bakanlığı vaktiyle açılım sürecine senkronize olabilmek için "Öğrenci Andını" kaldırma kararını aldı. Mahkeme safahatlarının ardından yine sadece Eğitim Bakanlığı Danıştay İdari Davalar Dairesi Genel Kurulu’na itiraz ederek kararın uygulamasını kaldırdı.

Öğrenci andında ne diyor peki?

“Türküm, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!”

Sayın MEB Bakanı böyle bir itiraz kararını kendi başına almış olamaz.

Güç aldığı, destek bulduğu bir odak var, oraya dikkat etmek gerekir.

Cesaret ve gözü pekliğini tebrik etmek gerekir. Adı T.C. olan ve kurucu iradesinin ve milletinin Türk olduğu bir ülkede onun egemenliğine ve ismine karşı bu denli açık bir meydan okumayı yapabilmek her babayiğidin harcı değildir! En ilkel Afrika kabilesinde bile böyle bir meydan okumada yer yerinden oynar.

Bizde “ahali konu anlaşılmasın diye” başka gündemlere geçti, çaktırmıyor, üzerine pek alınmadı.

Atalarının isminin eğitim kurumlarında söylenmemesinde bir beis görmediler demek ki!

NE KADAR TRAJİK...

Danıştay kararlarını yazarken “Türk Milleti” adına diye başlar. Zira anayasamıza göre asli kurucu iktidar olan Türk milleti adına onun yargı yetkisini kullanır. Bu karardan sonra Danıştay büyük bir çelişkiye düşmüştür. Artık kararlarını yazmaya “Türk milleti adına” diye başlaması büyük çelişki olur. Onun yerine “arazideki kalabalık adına” yazması lazım böylece en başta kendileri sonra Türk isminin yazılmasından ve söylenmesinden kompleks duyan arkadaşları rahat etmiş olur.

Karar sonrasında sivil toplum kuruluşları, halkımız, hiç üzerine alınmadı sanki Danıştay bu kararla onları kast etmiyormuş gibi cool ve rahat davranıyorlar. Tıpkı Yaban romanındaki köylüler gibiler Türkler Haymana’nın ötesinde diye düşünüyorlar.

Ahmet Cemil ve o köy şimdi buradadır.

Ne kadar trajik değil mi?

Milliyetçi partiyamız sert çıhış eyledi Danıştay’a sağ olsun. Lakin kararın alınmasında etkin olan Gazi Gardaş Üniversiteli “millüğ ve yerlü” bakana ve dağğvacı yardımcısına hükümete tek laf yok, onların haberi yok gibi sanki. Oysa bu karar temelde siyasi bir karardır.

CHP adına Faik Öztrak’ın karşı çıkan açıklaması beni şaşırttı zira CHP anti Türk cephe taarruzlarını sessizlikle geçiştirirdi bu sefer öyle olmadı, tebrik ederiz, gurur duyduk. Devamını dileriz.

Meral Hanım’ın “Türk olmanın, doğru olmanın” neyinden çekiniyorsunuz çıkışı öteden beri biliniyor.

Kalın Oğuz Beyleri ve “millüğ gurumlar” tam siper olmuş vaziyette ola ki görüşünü soran olur diye ölü taklidi yapıyorlar. Bu tufan geçsin siz bakın bayrak ve selfilerine ve sert şiirlere kimseye beş yaptırmayacaklar, siperde bileniyorlar ikbal zamanları için.

Sartre “tarih hesabı aydınlardan sorar” der.

Bütün bunlar olurken siz neredeydiniz? Nerede durdunuz? Ne yaptınız?

Tanpınar gibi “sahnenin dışında” mıydınız? “Millüğ ve yerlü aydın” bunu sever zira.

Yandan çift şekerli oralet içmek en garantilisi. Diğerleri risklü! , arkadaşlar yapsın isterler!

Herkesi kendi vicdanına sorsun.

“Düşmesin bizimle yola: evinde ağlayanların göz yaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar!”

 

MEB’İN YAPTIĞI...

İçinden geçtiğimiz sürecin bir parçası olarak tarihi, mazi ve istikbali kuşatan Türk milletinin meneviyatına olan saygı ve hürmetimiz gereği bütün riskleriyle tarihin sorumluluğunu alıyoruz ve sesleniyoruz

Buradan sayın bakana ve tüm anti Türk cepheye sesleniyorum.

100 yıl önce Türk adını silmek isteyenlere ne yaptığımıza bakarak bugünü ve yarını kolaylıkla tahayyül edebilirsiniz.

Haklıyız yine biz kazanacağız.

“Türk ismi” adı sanı yok bolmasun diye milyonlarcamız kanımızı döktük, “dağ gibi kemiğimiz yığıldı, köl gibi kanımız aktı” yine hazırız. Türk milleti olarak al bayrak uğrunda, Türk adı uğrunda Haydar-ı Kerrar gibi bütün zembereklerimiz boşalana kadar savaşarak fedayı can etmeye hazırız.

Başka hazır olanlar varsa sorun yok.

Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı Türk milletinin egemenlik hakkına, anayasanın asli kurucu iktidar öznesine onun iktidarına karşı eylemli bir saldırıdır anayasal suçtur. Danıştay’ın yapmış olduğu şeyin hukukla uzaktan yakından alakası yoktur. Hukuk felsefesine tecavüzdür. Kendi varlığını inkardır. Türk milleti adına yargı yetkisi kullanan bir müessese bu yetkiyi aldığı milleti inkar ederse meşruiyetini kaybeder.

Anayasamıza göre Türk milleti kavramı açıktır, bağlayıcı ve emredicidir. Onun özüne ve ruhuna aykırı olmak üzere yasa koyucu herhangi bir düzenleme yapamaz.

MEB, Danıştay bu kararı alabilmesi için Türk milletinin savaş meydanında yenilmesi gerekir.

Hangi savaşta yenildik bilmiyoruz? Bu mütareke nizamının arkasında hangi güç duracak onu Türk milletine kim adına uygulayacak merak ediyoruz. 

Silivri sürecinin bir benzerini yaşıyoruz. Tarikat, cemaat enternasyonalizmi, Siyasal İslam öteden beri Türk kimliğine “bizce malum olan” sebeplerden dolayı karşıdır. Erol Güngör bunu çok önceden tespit etti:

“Bu manada İslamcılık şimdiye kadar hep hâkim milliyete karşı hoşnutsuzluğunu doğrudan doğruya belirtemeyen etnik azınlıkların ideolojisi olmuştur. Bunların maksadı İslam ülkeleri arasında birlik sağlamaktan ziyade kendi yaşadıkları ülkedeki milliyetçi politikayı nötralize etmektir. Bu azınlıklar ayrılıkçı bir politika takip edecek kadar kalabalık ve güçlü olduklarını hissettikleri an kendi istikametlerinde bir milliyetçilik hareketi açmaktan hiç geri kalmazlar; böyle bir güce erişemedikleri müddetçe İslam davasının şampiyonu olarak görünürler.”

Bunların üstadı da “Türküm doğruyum” dersen başkası da “Kürdüm ben senden daha doğruyum” diye hikmet incileri saçardı. Sanki “Türküm doğruyum demek ötekini inkar etek demek”. Aynı adamlar İngiliz ve Amerikan pasaportu alırken Kraliçeye ve Amerikan bayrağına yemin etmekte hiçbir beis görmezler.

İşte ABD Öğrenci Andı:

“Amerika Birleşik Devletleri’nin BAYRAĞINA

Ve o bayrağın simgelediği CUMHURİYETE

Bağlılık için and içiyorum.

Herkes için özgürlük ve adaletle, ALLAH’ın

gözetiminde, BÖLÜNMEZ, TEK VATAN için.”

Bu kompleksi biz tanıyoruz.

Yapacak bir şey yok.

Amerika pasaportu alırken bu yemini edenler Türk yurdunda bu hürmetsizliği yapamazlar.

İşte Amerikan Vatandaşlık Yemini:

"burada, önünüzde, şimdiye kadar tabiiyetinde bulunduğum her türlü devlet tabiiyeti ve egemenliğini reddettiğime; bundan böyle ABD anayasası’nı ve yasalarını iç ve dış düşmanlara karşı savunacağıma; ABD’ye bağlılık ve sadakat göstereceğime; kanunun gerektirdiği hallerde ABD ordusuna hizmet vereceğime; kanunun gerektirdiği durumda sivil yönetim altında ulusal önemi olan işlerde çalışacağıma ve bu yükümlülükleri özgür bir şekilde, akıl sağlığım yerinde ve samimi olarak üstleneceğime yemin ederim. Tanrı yardımcım olsun"

Alışacaklar, öğrenecekler. Öğrenip alışamazlarsa tekrar öğrenene kadar deneyecekler. Öğrenmenin yaşı yok.

İlanen tebliğ ederiz.

Türkün vicdan Mahkemesi

 

Kaynak Yeniçağ: Andımızın 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YORUMLAR
 
 Ahmet Turan 21:16 - 17.03.2021

        Bizimkilerin çocukları ABD andını okurlar. Gocunmaz. Ülkeme gelir Andımıza karşı çıkar. Sorarsan Milliyetci Milli olurlar...

   

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - ANDIMIZIN KALDIRILABİLMESİ İÇİN TÜRKİYE’NİN SAVAŞTA YENİLMESİ GEREKİYOR.

17-03-2021 - 21:09

 
2 - KIBRIS SORUNUNA HİNDİSTAN-PAKİSTAN ÇÖZÜMÜ

28-02-2021 - 22:46

 
3 - YILBAŞI ÇEKİLİŞİNDE BÜYÜK İKRAMİYENİN VARLIK FONU’NA ÇIKMASININ ESRARI

16-01-2021 - 19:41

 
4 - MACRON’U YANLIŞ ANLAYAN YOK, HERKES DOĞRU ANLAMIŞ

03-01-2021 - 15:30

 
5 - KİMSE MAKRON’U VE FRANSA’YI ANLAMIYOR MU?

31-12-2020 - 00:59

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 97 ADET YAZI KAYITLI .
 
 



Aydın Hava Durumu


           YAZARLAR

           ANKET
Hükümetin Küresel Salgın ile mücadelesini nasıl buluyorsunuz.
% 32 √ Toplam : 249 - Başarı Buluyorum.
% 58 √ Toplam : 449 - Başarısız Buluyorum.
% 11 √ Toplam : 84 - Fikrim Yok
   

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim